Home | Kadın | Cinsel Yolla Bulaşabilen Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşabilen Hastalıklar

By
Font size: Decrease font Enlarge font
Cinsel Yolla Bulaşabilen Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşabilen hastalıklar hepimizin hayatı için bir tehlike. Bu nedenle tehlikenin önüne geçmek için alınabilecek önlemleri bilmek ve bu önlemler doğrultusunda hareket etmek, bu hastalıklarla karşılaşma riskimizi azaltıyor. International Hospital Dermatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Baransü, birçok kişinin bu hastalıkları önlemek için aldıkları yöntemlerin yetersiz olduğunu vurguluyor ve kapsamlı önlemler alabilmeniz için sizlere tavsiyelerde bulunuyor.

iskenderiye.com : Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Uzunca bir süredir bu başlıkta küçük gibi gözüken, ancak çok önemli bir değişiklik yapılmıştır: “Bulaşan” yerine “Bulaşabilen “ kelimesi daha uygun olmaktadır. Bunun nedeni de bu hastalıkların azımsanmayacak ölçüde cinsel ilişki dışında da bulaşabilmesidir. 60'lı yıllarda bu başlık altında sadece 5 hastalık yer alıyordu. Bunlar; Frengi, Belsoğukluğu ve cinsel organ yaraları ile seyreden diğer üç hastalık idiler. Daha sonradan bilgi artışı ile örneğin çok sayıda yeni akıntı etkileri saptandı; HIV enfeksiyonu gibi yeni hastalıklar ortaya çıktı ve bulaşma yolları hakkında bilgi arttıkça yeni bazı hastalıklar, örneğin “Bulaşıcı Sarılıklar” da bu grup içine alındı.

Etkenler çok değişiktir: Çok sayıda Bakteri, Virüs, bazı mantarlar, iç ve dış parazitler bu grup kapsamındadır.

Bu hastalıkların bir kısım kadın ve erkek akıntılarıdır. Bir kısmı sadece deri belirtileri gösterirken, bir diğer kısmı hem deri, hem de iç organ bulguları verirler.

iskenderiye.com : Bu Kadar Geniş Kapsamlı Bir Hastalıklar Grubu Söz Konusu Olduğuna Göre, Hangi Tıp Dalı Kolu Bu Konu İle İlgilidir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Kıta Avrupa'sında ve ülkemizde “Veneroloji” olarak adlandırılan bu dalla ilgili diploma “Deri ve Zührevi Hastalıklar” diplomasıdır. Bu hastalıkların çoğunun deri bulgularıyla seyretmesi ve bunların analizinin sadece Deri Hastalıkları uzmanlarınca yapılabilmesi gerçeği, ana dalın kimliğini vermektedir.

Ancak bu kadar geniş kapsamlı hastalıklar grubu ile hiçbir dal gereği gibi baş edemez. Günümüz Tıbbının gerçeği burada da geçerlidir: Multidisipliner çalışma (çok sayıda dalın koordine çalışması).

iskenderiye.com : Bu Hastalıklar Neden Bu Kadar Önem Kazandı?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Bu hastalıklara medyanın ve halkın ilgisinin artışı daha çok HIV enfeksiyonunu ortaya çıkması, dünyaya süratle yayılması ve çok sayıda insanı öldürmesi ile oldu. Bu durum, korku ile birlikte merak duygusu da uyandırdı.

iskenderiye.com : Bu Hastalıkların Bu Kadar Yayılmasının Nedeni Nedir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : 60'lı yıllarda başlayan “cinsel devrim”, Doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi ve turizm patlaması ana nedenlerdir.

Gebe kalma tehlikesinin ortadan kalkması, cinsel ilişkilerde toplum baskısının azalması ve dünyanın değişik yörelerindeki insanlar ile ilişkiler kurulması ile; hastalıkların yayılması çok kolaylaştı.

iskenderiye.com : Peki, Bu Artış İle Birlikte Hastalıktan Korunma Yöntemleri de Arttı mı?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Pek değil. Bu konuda hemen tek koruyucu “prezervatif” dir. O'nun da koruyucu etkisi bir yere kadardır: Belki de sadece akıntılar konusunda yüksek oranda etkilidir. Ancak günümüz seks anlayış ve uygulamasında onun bile pek fazla etkinliği yoktur.

iskenderiye.com : Hep Prezervatif Kullanımı Öğütlenir; Dünya Çapında da Bu Teşvik Edilir. Bu Yanlış mıdır?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Yanlış değildir, ancak çok yetersizdir. Örnek verirsek:
a) Sadece cinsel organların devrede olduğu çok basit bir sekste sadece penis ve vajina direkt temastan korunmuş olur. Geri kalan bölgeler bulaşıcılığa açıktır. Tüm vücudu prezervatif ile örtemeyiz.
b) Çok yaygın bir ilişki çeşidi olan oral seksin prezervatif ile yapılması pek olası değildir.
c) Bir çok hastalık öpüşme yoluyla da geçer. Bu durumda nasıl bir korunma metodu önerilebilir.

iskenderiye.com : Oldukça Korkutan Bir Tablo Çizildi. Peki Emniyetli Seks İçin Ne Yapılmalıdır?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Gerçek anlamda emniyetli seks yoktur. Ancak risk oranının azaltıldığı seks vardır. Bunun içinde bazı kurallara dikkat edilmesi gerekir. Önemli olan, riskli davranış şekillerinden uzak kalmaya çalışmaktır.

iskenderiye.com : Riskli Davranış Şekilleri Nelerdir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Günümüzde bir çok insana sempatik görünmese de en önemli davranış şekli tek eşliliktir. Cinsel ilişki ile bulaşabilen hastalıklar (CİBH) konusunda bu konunun uzmanlarının bir düşünce şekli vardır. İstatistiksel olarak bir hasta var ise bunun 3 ile çarpımı gerekir. (1. kişi hastadır; 2.kişi onun hastalığı aldığı kişidir ; 3. kişi ise hastalığın verildiği kişidir.). Tabii ki bu sayı daha çok çarpanlarla da ifade edilebilir. İşte; tek eşlilikte bu risk büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.

iskenderiye.com : İlişki Tipi Bunu Etkilemez mi?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Bundan homoseksüel ilişki kastediliyor ise, hayır. İster heteroseksüel (kadın, erkek ilişkisi), isterse de homoseksüel ilişkide, tek eşlilik riski çok azaltır. Bir ilişkinin ömür boyu sürmemesi halinde bile, her değişik ilişkide yine tek eşlilik riski azaltır. Herhangi bir cinsel partnerin ikinci veya daha çok partneri olması riskleri katlayarak arttırır. Bu durumda paralı ilişkilerin de ne kadar yoğun risk taşıdığı çok açık olarak bellidir.

iskenderiye.com : Spontane İlişkiler Bu Durumda Nasıl Bir Risk Oluşturuyorlar?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Kontrolsüz ilişki başlığı altında toplanabilecek bir ilişkiler çeşitliliği olarak bunu ele almak mümkündür.

Riski yok etmemekle birlikte, tanışık olduğu ve bilinen kişilerle ilişki tamamen tesadüfi ilişkiden daha iyidir (daha az risklidir). Örneğin; bir barda iken tanışılan kişi ile ilişki yüksek risk taşır, çünkü o kişinin diğer ilişkileri hakkında bir bilgi yoktur.

iskenderiye.com : Neden Bar Örneği Verdiniz?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Bilerek verilmiş bir örnektir. Nedeni de şudur; risk faktörlerin arttıran nedenlerden biri, partner seçerken tam bilinçli olmamaktadır. Örneğin alkollü olmak gibi, ya da uyuşturucu kullanmış olmak gibi. Böyle durumlarda seçme ve değerlendirme kriterleri ayık duruma göre farklı olabilmektedir ve cesaret ya da vurdum duymazlık ileri derecelerde artmaktadır.

iskenderiye.com : Tüm Risk Faktörleri Bu Kadar mıdır?
Prof. Dr. Orhan Baransü : İstatistiksel olarak her farklı ilişki ve her kontrolsüz ilişki yeni riskler yaratır. Bunun en iyi örneklerinden biri de “grup seks”dir. Bu arada alkol var ise risk artar; uyuşturucu, özellikle de aynı enjektör ile kullanılmakta ise riskler çok fazladır.

iskenderiye.com : Peki Ne Önerirsiniz?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Teknik açıdan çok yararlı olurdu.Ancak ne seks, ne de tek eşlilik dışı seks önlenebilir değildir. İnsanların seksüel dürtülerini yok etmelerini istemek bir bilim insanının görevi veya öngörüsü olamaz. Ancak risk faktörlerinin halk tarafından bilinmesi ve olabildiğince az riskli cinsel yaşam sürdürülmesi öğütlenebilir.

iskenderiye.com : Bu Öğütler Ne Derece Uygulanabilir? Bunun İçin Nasıl Bir Eğitim Programı Yapılabilir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Bu öğütlerin esas ulaşması ve benimsenmesi gereken kuşak, cinsel dürtülerin çok yoğun ve bir derece kontrolsüz olabildiği kuşaktır. Bu 30 yaşın altıdır. Ancak maalesef en korkusuz ve en vurdumduymaz olan, doğanın dürtülerine direnci en zayıf olan da yine bu kuşaktır. Bu nedenle de tüm propaganda ve korkutma gayretleri, daha çok 30 yaş ve üzerine yarar sağlamaktadır.

iskenderiye.com : Cıbh'nın Önlenebilmesi Konusunda Pek Fazla Ãœmit Verici Bir Tablo Çizmediniz.
Prof. Dr. Orhan Baransü : Yine de bardağın dolu tarafını görmek moral düzeltici olabilir. Bu da, bu konuda medyanın, halkın daha çok öğrenme isteğine sahip olmasıdır.

iskenderiye.com : Hep İşin Bulaşıcılık Ve Korunma Yönünden Söz Ettik Biraz Da Hastalıklar Konusuna Girersek; Örneğin Akıntılardan Söz Ettiniz, Benim Bildiğim Kadarıyla Birçok Kadında Akıntı Vardır Ve Erkeklerde Bel Ãœşütmekle Akıntı Olduğu Söylenir:
Prof. Dr. Orhan Baransü : Erkeklerde akıntı bel üşütmekle olmaz, kadınlarda ise “normal akıntı” diye rivayet edilen akıntıların aslı yoktur. Bunların hepsi hastalıktır ve çoğu CIBH grubuna girer.

iskenderiye.com : Yani Kadınlardaki Akıntılar Büyük Ölçüde Cıbh mıdır?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Evet veya hayır.İki ay hali ortasında ve ay hali öncesinde olan çok hafif belirsiz akıntı dışında hiçbir akıntı normal olamaz. Daha önceki yıllarda akıntı etkenleri iyi bilinmiyorken ortaya çıkan yanlış bir bilgidir (tıpkı erkeklerde üşütmekle “bel soğukluğu” oluşması gibi). Ancak kadınların özel bir durumu vardır; Cinsel organ akıntısına neden olan mikrop, parazit veya mantarlar, cinsel ilişki olmadan da gelişirler. Örneğin küçük bir kız çocuğunda olabilirler. Ancak akıntısı olan bir kadın ile ilişkide bulunan bir erkek (örneğin eşi) mantar hariç, bu etkeni kapar,belirti olmasa bile bakteriyi taşır. Bu durumda bu erkek CIBH kapmıştır. Bir başka ilişki kurar ise bunu bulaştırır, ya da eşi tedavi olsa bile, kendisi de aynı tedaviyi görmez ise bu mikrobu tekrar eşine bulaştırır. İşte tek eşli bir çiftte CIBH!

iskenderiye.com : Pekiyi, Bu Cıbh Neden Önemli Olsun? Çünkü Bu İnsanlar Tek Eşli İseler Başkalarına Hastalık Bulaşmayacaktır!
Prof. Dr. Orhan Baransü : Evet, ancak bu işin iki yönü vardır:
1) Estetik yönü; Kokulu veya kokusuz akıntısı olan bir kadınla veya erkekle ilişkide estetik duygular her iki cins için de zedelenebilir. Özellikle oragenital seks konusunda büyük engeller oluşur.
2) Gelecek nesillere etki; Kadında akıntı yapan bir çok etken doğum sırasında çocuğa bulaşır ve ciddi hastalıklara neden olur. Bu sağlıklı nesiller için bir tehlikedir.

iskenderiye.com : Bunlar Ne Kadar Ciddi Olabilir?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Çok ciddi olabilirler! Örneğin; körlüğe neden olabilirler, bu nedenle doğan çocuklara antiseptik göz damlaları damlatılır. Yine akıntı solunum sistemine geçerse özel bir Akciğer iltihabına neden olur.

iskenderiye.com : Yani Kadınların Akıntıları Tedavi Edilmeli, Bunlar Normal Değil
Prof. Dr. Orhan Baransü : Aynen öyledir. Daha genç kızken bile akıntıların gelişmesi önlenmelidir. Çünkü bunlar, hijyenik yanlış tutumlardan da oluşabilmektedir. Maya mantarlarının ayrı bir yeri vardır. Kadınlarda, bu mantarların üremesi için uygun ortam mevcuttur. Antibiyotik tedavilerinden sonra da bunlar üreyebilirler. Ancak, kontrol altında tutulmaları gerekir.

iskenderiye.com : Akıntılar İşin Bir Yönü. Dahili Belirtiler Veren Hastalıklar Da Var, Örneğin Sarılıklar. Bunların Adresi Belli. Ancak Frengi Ve Hıv'den De Biraz Söz Edebilir misiniz?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Her ikisi de yaşamsal sorunlar yaratabilen ve teşhislerinde önemli sorunlar olan hastalıklardır. Frengi'den (Sifilis) başlarsak: Deride son derece karmaşık ve birçok deri hastalığını taklit eden belirtilerle seyreder. İşin kötü tarafı, bu belirtilerin kısa sürede geçmesi ve bir aradan sonra başka belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Bu nedenle tecrübeli gözlere gereksinim vardır. Ayrıca düzensiz antibiyotik kullanımı da teşhiste zorluklar yaratır.

iskenderiye.com : Kullanılan Bu Antibiyotikler Teşhiste Zorluklar Yaratırken, Tedaviye De Yararlı Olmaz mı?
Prof. Dr. Orhan Baransü : USA'da yapılan bir araştırmada kendi haline bırakılan hastaların bir kısmının kendiliğinden iyileştiği tespit edilmiştir. Bir kısım hasta da antibiyotiklere maruz kalır, ancak bu tedavi değildir, sadece tanıyı güçleştirir. Arada yaşamsal sorunlar oluşturabilecek iç organ hastalıkları da oluşabilmektedir.

iskenderiye.com : Frenginin Nesiller Ãœzerine Etkisi Var mı?
Prof. Dr. Orhan Baransü : Evet, bu tarih boyunca bilinen bir gerçektir. Doğumsal Frengi çocukta erken ve geç yaşta bazı sorunlar yaratabilmektedir.

iskenderiye.com : Biraz da Aids hastalığından Söz Edelim
Prof. Dr. Orhan Baransü : Cinsel ilişki ile bulaşmanın yanında masum bulaşmaların da çok görüldüğü yoğun deri bulguları ile seyretmenin yanında, hastanın iç organları ile ilgili hayati tehlikeler yaratabildiğinden değişik branşların bir arada çalışmasının gerekliliğini ispat eden önemli bir hastalıktır. Deri bulguları çok değişken ve yanıltıcıdır. Bu nedenle tecrübeli gözlere ihtiyaç vardır.

Kategori: Anne-Bebek

Subscribe to comments feed Comments (0 posted)

total: | displaying:

Post your comment

Please enter the code you see in the image:

Captcha
  • Email to a friend Email to a friend

Tagged as:

Anne-bebek

Rate this article

0